Writing

Anlaşılmamış dahi Nikola Tesla

Çılgınlığımızı hatırladığımızda gizemler kaybolur ve hayat açıklanmış olur. Bilim adamlarının birçoğunun çılgın olduğunu kabul edersek , bu doğru bir deyiş olurdu. Hayatımızda anlam veremediğimiz bu gizemlere o çılgın insanlar birer ad bulmamışlar mıdır zaten. Michael Faraday, Albert Einstein, James Clerk Maxwell, Allessandro Volta, Andre Marie Ampere ve daha adını sayamadığım birçok bilim insanı… Çoğunun ortak noktası, gerçeği söylemenin hiçbir zaman onlar için doğru zamanının olmamasıdır. Çünkü gerçek farklıdır ve çılgıncadır. Pek çok bilim adamı yaşadıkları dönem ve koşullarından dolayı zorluklarla karşılaşmış; buna rağmen pes etmeyip buldukları gerçekler için zaman yaratmışlardır.

Faraday’in hayatı bu bağlamda dikkat çekmektedir. Zengin ve asil bir insan olarak doğmayan Faraday, okumaya olanak da bulamamıştır. Fakat onda diğerlerinde olmayan çok önemli bir şey vardır: Merak! Bir çiftçi kalfası olması, onun bilim adına keşifler yapmasına engel olmamıştır. Bir sürü kaynak okuyarak kendisini geliştirmiştir. Gün gelip de Güneş ışınlarının da birer elektromanyetik dalga olduklarını söylediğinde çoğu insan onu hafife almıştır ve onunla dalga geçmiştir. Fakat yıllar sonra bir başka bilim adamı olan Maxwell yaptığı hesaplamalarda, Faraday’in bu görüşünün doğruluğunu kanıtlamıştır.

Her şey bir kenara konulduğunda bilim ve teknoloji, bir deneyim, araştırma ve cesaret birikimidir. Bu birikim, formal eğitimin salt dayatmasından çok, kişinin kendi disiplinini sağlamasıyla ilgilidir. Tam da bu tanıma uyan bir bilim adamı vardır ki, adı sanı popüler bilim çevrelerinde pek duyulmasa da, yaptığı buluşlarla insanlığın bugünkü konumuna gelmesinde büyük katkıları olmuştur. Onun kim olduğunu anlamak için gök gürültüsünün sesini dinlememiz yeterli olur. Mark Twain’in bu sözünü yazımın ana karakterine hitap etmek istiyorum.Bu yazımın kahramanı zamanının çok ötesinde yaşamış olan Nikola Tesla’dır. İşte size yıldırımlara hükmeden adamın hikayesi… “Gök gürültüsü güzeldir, gök gürültüsü etkileyicidir, ama yıldırım olmadan bu hiçbir işe yaramaz.”

Dünyaya belli dönemlerde zekalarıyla çağ deviren insanlar bir kere gelir denir ya; işte Nikola Tesla da onlardan biridir. Eşi benzeri olmayan bir bilim insanıdır. Tek başına çalışmayı ve yalnızlığı seven Tesla’nın özel hayatı hakkında pek fazla bilgi yoktur. Aslında o da hepimiz gibi bu dünyaya gelmiş, yaşamış ve zamanı geldiğinde bu hayata veda etmiş bir insandır. Ama aramızdaki bir fark, onu çok özel kılmıştır. Tesla, insanların etten yapılma birer makine olduklarını düşünmüştür.

Nikola Tesla tam olarak 1856 yılının 9 Temmuz gününü 10 Temmuza bağlayan gece yarısında, Hırvatistan’ın Lika bölgesinin Smiljana köyünde doğmuştur. Üç kız ve iki erkek olmak üzere beş çocuktan biridir. Babası Milun Tesla ve annesi Duka Mandiş aslen Batı Sırbistanlıdır. Evleri, babası Papaz Milutin Tesla’nın yönetimindeki Sırp Ortodoks Kilisesi’nin hemen bitişiğindedir. Babası, hep Nikola’nın da kendisi gibi bir papaz olmasını istemiştir. Fakat Tesla’nın daha başka planları vardır. Daha beş yaşındayken icatlarına başlamış olan bu çocuk, beş yaşında köyde gördüklerinden çok daha farklı bir su çarkı üretmiştir. Çok gelişmiş bir fotoğrafik hafızasına sahip olan Tesla her zaman bu yeteneğinin ve yaratıcı dehasının kendisine annesinden miras kaldığını söylemiştir. Annesinin tahsili olmamasına rağmen, inanılmaz bir hafızası vardır ve ciltler dolusu yerli ve klasik Avrupa şiiri külliyatını ezbere okuma yeteneği olan bir kadındır. Komşuları arasında da pratik ev aletleri mucidi olarak bilinmektedir.

Tesla hayatında çok trajik bir olay yaşamıştır. Kendisinden yedi yaş büyük olan Daniel, on iki yaşında geçirdiği bir kaza sonucu ölmüştür. Başarılarının, anne ve babasının kayıplarını daha derinden hissetmesine yol açtığını gördüğünden, kendine karşı güvensiz bir çocuk olarak büyümüştür. Hayatının çok sonraki dönemlerinde bile ağabeyinin ölümünün neden olduğu kâbuslar ve halisünasyonlar görmeye devam etmiştir. Daniel’ın ölümü Nikola’da fobilerin ve takıntıların ortaya çıkmasına sebep olmuştur. Örneğin, ileriki yaşlarında tabağındaki yemekten aldığı bir parçayı ağzına götürmeden önce saplantılı bir şekilde lokmanın kübik özelliklerini hesaplamaya başlamıştır. Aşırı titiz olmuştur ve mikroplardan çok korkmaktadır. Kardeşi Daniel’ın kaybından sonra anne ve babası için bir teselli olur umuduyla çok erken yaşlarda kendisini katı bir disiplin altına almaya başlayan Tesla, diğer çocuklara nazaran çok daha alçak gönüllü, çok daha çalışkan ve cömert, her açıdan çok daha dürüsttür . Gene bu kaybından dolayı olsa gerek hayatı boyunca gözünde ışık patlamaları olmuştur. Tesla bu yıpratıcı imgelerden kurtulmak ve kendisine geçici de olsa bir rahatlama sağlayabilmek için hayal ürünü dünyalar kurmaya başlamıştır. Her gece kendisini seyahatlere çıktığına, yeni yeni yerler gezdiğine, yeni arkadaşlar edindiğine inandırmıştır. Her ne kadar inanılmaz olsa da, kendini bunlara gerçek hayattakiler kadar yakın hissetmiştir. On yedi yaşına kadar bu böyle devam ettikten sonra bu eğilimi sayesinde tasarımlarını bir modele, çizime ya da deneye ihtiyaç duymadan zihninde halledebilmiştir.

Gospiç şehrinin yakınlarında okula başlamış ve hayatında ilk defa mekanik modeller ve su türbinleri ile tanışmıştır. Niagara Çağlayanı hakkında okuduğu bir yazı onu büyülemeyi başarmıştır. Hemen hayalinde çağlayan sularının döndürdüğü devasa bir tekerlek canlanmıştır. Amcasına bir gün Amerika’ya gideceğini ve hayalini gerçekleştireceğini anlatmıştır. Okulda yabancı dil öğreniminde başarı göstermiş, Slav diyalektlerinin yanı sıra İngilizce, Fransızca, Almanca ve İtalyancaya hakimdir. Ama asıl matematikte yıldızlaşmıştır. On yaşında iyi bir fizik bölümüne sahip olan bir Jimnasyum’a yazılmıştır. Kendisine birkaç numara küçük gelen bu okula devam ederken bir dizi hastalığa yakalanmıştır. Biraz iyileşmeye başlayınca, faydası olur diye tekrar okumaya başlamasına izin verilmiştir ve kendisinden.yerel bir kütüphanedeki kitapların bir kataloğunu hazırlanması istenmiştir. Bu görev sayesinde Mark Twain’in ilk eseriyle tanışma şansını yakalamıştır. Bu tanışmanın verdiği mutluluğun etkisiyle mucizevî bir iyileşme göstermiştir. 25 yıl sonra Mark Twain’le New York’ta tanışmış ve ona bu hikâyeyi anlattığı zaman Twain’in gözyaşlarına boğulması konusunda hayrete düşmüştür. Öğrenimine Hırvatistan’ın Karlstadt şehrinde daha yüksek bir okulda devam etmiştir. Daha sonra Avusturya Graz’daki Politeknik okuluna yazılmıştır. İlk yılında ordu öncü bursunu kazanmış ve böylece parasal kaygılardan uzak bir yıl yaşamıştır. Çalıştığı temel konular fizik, matematik ve mekaniktir. Ertesi sene ordu öncü bursu iptal edilmiş ve bir din görevlisinin maaşı okul harçlarını karşılayamadığından dönem bitmeden derslerini bırakmak zorunda kalmıştır. Bu ikinci yılında alternatif bir doğru akım elektrik aleti fikri geliştirmeye başlamıştır. Elektrik mekanizmasını Tesla ile tanıştıran kişi teorik ve deneysel fizik derslerini veren bir Alman, Profesör Poeschl’dır. Bir gün Paris’ten Gramme Makinesi denilen ve hem motor hem de dinamo işlevi görebilen bir doğru akım aygıtı gelmiştir. Komütatörü ve tele dolanmış bir armatüresi vardır. Çalışırken kıvılcımlar saçmaktadır. Bunun üzerine Tesla, profesöre acemice komütatörü kaldırarak ve alternatif akıma bağlayarak tasarımın geliştirilebileceğini söylemiştir. Sonra iki yılını geçirdiği Prag’da derslere gayri resmi bir şekilde devam etmiştir. Çekoslovakya’ da bulunan dört üniversiteden hiçbirine kayıtlı değildir. Anlaşılan Tesla kendi kendisinin öğretmeni olmuştur. 24 yaşına kadar Prag’ta kalarak dersleri izlemiş, çalışmalarına kütüphanede devam etmiş ve bu şekilde kendisini fizik ve elektrik mühendisliği alanlarında geliştirmiştir.

Tesla o kadar yetenekli ve üretici bir insandır ki bir sürü keşif ve buluş yapmıştır. Ancak bunların hepsini burada anlatmak mümkün değil. Bu sebeple sizlere sadece en önemlilerini aktaracağım. Tesla’nın en önemli buluşu, ki bunu çoğu insanın bildiğini düşünüyorum, alternatif akımdır (AC). Önce kısaca alternatif akımın ne olduğunu açıklayalım. Alternatif akım zamana göre yönü ve şiddeti değişen akımdır. Alternatif akımın yön değiştirmesi gelişi güzel olmayıp düzenli bir şekildedir. Tesla Edison’un doğru akımının çok sağlıklı çalışmadığını görmüştür. Doğru akım kullanılırken enerji iletim hatlarında uzun mesafelerde kayıplar olmaktadır. Bu yüzden alternatif akım üreten bir senkron motoru tasarlamıştır. Alternatif akımın üretildiği senkron jeneratörlere alternatör denir. Tesla, New York’ta AIEE (Şimdiki IEEE)’nin bir toplantısında çok gösterişli konferans verip, tek ve çok fazlı alternatif akım sistemlerinin gösterisini yapmıştır. Dünya mühendisleri, muazzam gelişmenin kapısını açarak, telle yapılan elektrik enerjisi iletimindeki sınırlamaların giderilmiş olduğunu görmüşlerdir.

Bu noktada kendimize bir kaç soru sorup cevaplayalım. Radyoyu kim icat etmiştir? Cevap: Marconi. X ışınlarını kim keşfetmiştir? Cevap: Röntgen. Dilerseniz, florasan lambayı ve neon ışıklarını da soralım nasıl bulundular diye. Bu son soru dahil, hiçbir cevabın içinde Tesla adını göremediniz. Çok normal; çünkü kitaplarda bu icatların temelini aslında Nikola Tesla’nın attığı anlatılmaz ve malesef onun adı da geçmez. Bununla bağlantılı olacak şekilde Tesla’nın icatlarından bahsetmeye devam edeceğim.

Tesla farklı bir amaçla icat edilmiş olsa da 1891 yılında bugün radyo, televizyon ve bilgisayar teknolojisi başta olmak üzere birçok elektronik ekipmanda da kullanılan Tesla Bobinini (Tesla Coil) keşfetmeyi başarmıştır. Tesla bobini radyo frekanslarında yüz binlerce volta varılmasını sağlayan yüksek frekanslı bir transformatördür. Elektrik akımı bu aletin tepesinde sıçramalara neden olur ve mavi kıvılcımlar çıkartır. Bu elektrik deşarjlarının bir alıcı tarafından kablosuz olarak alınabilmesi elektrik enerjisinin kablosuz transferini sağlamış olacaktır. Söylendiğine göre yüksek frekanslardaki elektrik akımları vücuda zarar vermeden derinin üzerinde dolaşabildiği için Tesla da bu kıvılcımları parmaklarından alıp vücudunda dolaştırabilirmiştir. Bu alet sayesinde elektriğin çok yüksek frekanslarda kablosuz olarak transferinin mümkün olacağını düşünmüştür. Ve kuracağı merkezlerle küçük bir kaynaktan yükselterek elde ettiği elektrik enerjisini (milyonlarca volt) kablosuz olarak dünyanın istediği yerindeki alıcılara ulaştırabilecektir. Bunu yapabilmek için en iyi iletken dediği yerküreyi kullanmaktadır. Bu bizim AC sisteminde evlerimizde kullandığımız topraklama gibi düşünülebilir; yerküre esasında kendisine aktarılan elektriği kaybetmez ve topraklanan akım gücünün yettiği yere kadar dalgalar halinde yayılır. Tesla, çok kuvvetli elektrik akımlarını topraklamış ve bu akımı başka bir akımla aynı yerden topraklayarak destekleyerek, dalgayı kuvvetlendirmiştir. Tesla bobini ile çıplak elinde tuttuğu gazlı tüpü vücudundan, zarar vermeden, yüksek gerilimli akım geçirmiştir O günlerde Tesla aslında neon tüpünü ve florasan an tüpünün aydınlatılmasını göstermiştir.

Tesla kendi laboratuarını kurduktan sonra gölge ışınlar üzerinde çalışmaya başlamıştır. Çalışmaları, 1895 de Röntgen’in “x ışınlarını” bulmasındaki temel veriyi oluşturmuştur. 1917 yılında uzaktaki cisimlerin üzerine kısa dalga darbeleri gönderip yansıyan kısa dalga darbelerinin bir flüoresan ekran üzerinde toplanmasıyla izlenebileceklerini açıklamıştır. Diğer bilim adamlarının varlıklarını keşfetmelerinden 20 yıl önce kozmik ışınları açıklamıştır.

Thomas Alva Edison’u duymayan yoktur herhalde. Daha bizler ilkokul sıralarında otururken ampulü icat eden bilim adamı olarak anlatılır hemen. O olmasaydı elektrik olmazdı denir hep. Edison ile Tesla arasındaki müthiş ilişkiyi öğrendikten sonra düşüncelerinizin değişeceğinden eminim. Unutmayalım ki madalyonun iki yüzü vardır bir yüzü bizim görmekten memnun oluğumuz, alıştığımız ve değiştirmeye korktuğumuz tarafıdır. Diğer yüzü ise bizden saklanan ve öğrendiğimizde bizi dehşete düşürebilecek tarafıdır ki; gerçekle yüzleşmek her zaman zordur.

Edison kimdir? Henüz otuz ikisinde olmasına rağmen saçları ağarmaya başlayan Thomas Alva Edison, Bayan Edison’un kendi kreasyonlarından ve ellerinden çıkma damalı işçi gömleği içinde kaba saba neşeli, hafif kambur duran zeki bir insandır. İlk bakışta insana yüzünde bir ifade yokmuş gibi gelir ama ziyaretçileri kısa sure içinde gözlerinde parlayan uçsuz bucaksız enerjinin ve zekânın farkına varır. O zamanlar, Edison bir dahi için bile fazlasıyla zayıf birisidir. Edison’un düşüncelerinden birisi, onun bilim adamlığı yanında daha da ön planda tuttuğu bir şeyin olduğunu gösteriyor. O da ticaret kafasıdır. Bu düşünce matematikçi olmaya ihtiyacının olmadığıdır çünkü ne zaman istese bir tanesinin işe alınabileceğidir. Ama tabiî ki de New York ışıklarının yanıp sönmesini en başta Edison’a borçludur. Tesla cebinde bir tavsiye mektubuyla Edison’un şirketine gitmiştir. Edison’un huzuruna çıktığında ona, Mr Batchelor’ın yazdığı tavsiye mektubunu vermiştir. Edison tavsiye mektubunu okuyup, Tesla’ya ne yaptığını sormuştur. Tesla, keşfettiği döngüsel manyetik alan ilkesi ile çalışan kendi imalatı alternatif akım indüksiyon motorunu anlatmıştır. Buna geleceğin dalgası demiştir. O dönemlerde hem ekonomik kriz olduğundan hem de bu sistemi yerleştirmenin çok masraflı olacağıdan, Edison kalıplaşmış bir düşünceyle Amerika’da doğru akımın kullanıldığını ve alternatif akımın bir teoriden öteye gidemeyeceğini söylemiştir. Ama yine de ona şirketinde bir iş vermiştir. Edison, Tesla’nın yeteneklerini kısa sürede keşfettikten sonra, ona şirketin problemlerini ve tasarımlarındaki sorunları çözmede tam yetki vermiştir. Tesla, Edison’un ilkel dinamolarını elden geçirmeyi ve hepsini yeniden tasarlanması için bir plan sunmuştur. Bunun karşılığında Edison ona 50 bin dolar teklifte bulunmuştur. Tesla işi tamamlamıştır ve Edison’a gidip parasını ne zaman alabileceğini sorduğunda Edison ona “Sen Amerikan şakalarını bilmiyorsun anlaşılan” diye yanıt vermiştir. Tesla Edison’dan bir kazık yemiştir ve bunun üzerine istifa etmiştir. Edison Tesla’yı bir teorisyen ve kültürlü olduğu için sevmemektedir. Tesla kendi elektrik şirketini 1887 yılının nisan ayında hizmete açmıştır. George Westinghouse AC dağıtım sistemi patenti haklarını satın almış ve Amerika’daki ilk ticari AC sistemini işletmiştir. Tesla Westinghouse’un şirketinde tek fazlı sistemini güncellemek için ayda 2 bin dolara çalışmayı kabul etmiştir. Edison, Tesla’nın Westinghouse ile birlikte alternatif akım konusunda bir anlaşma yaptığını ilk duyduğunda öfkeden mosmor olmuştur (!) ve Tesla’nın patentlerini saf dışı bırakmaya çalışmıştır. Bir yandan da, kendi araştırmalarına devam etmek adına, çocuklara getirdikleri her bir kedi ve kopek karşılığında 25 sent ödemektedir ve bu hayvanları acımasız deneylerde kasten alternatif akım vererek öldürmektedir. Daha sonra bunları üzerinde kırmızı harflerle “dikkat!” yazılmış broşürlerle halka göstermiş ve eğer tehlike fark edilmezse, insanların Westinghouse tarafından katledilecekleri iddiasını yaymaya çabalamıştır. Tehlike ise alternatif akımdan başkası değildi. Bizim Edison görüldüğü kadarda tatlı bir adam değilmiş (!).

Peki, Tesla aslında gerçekte kimdir? Evlerimize gelen alternatif akımın yaratıcısı mı, takıntıları olan bir deli mi yoksa eski kitapların, tozlu sayfalarının arasında, adını unuttuğumuz, hatırlamak istemediğimiz ve o sayfalarda bırakmak istediğimiz birisi midir?

Sonuç olarak, Tesla sadece bizlere imkânsızın ötesine bakmamız gerektiğini anlatmaya çalışan ve belki de bu sayede hayatın içindeki gizemlere anlam vermeyi başarabilmiş bir bilim insanıdır. Tesla’nın hayatı bizi şöyle bir sonuca ulaştırır: Hayata geldiğimiz an kendimizi bir mücadele içinde buluruz. Bu mücadeleden başarıyla galip çıkabilmek için bizi düşürmeye çalışacak olan insanlara bunu başaramayacaklarını göstermemiz gerekir. Bu da ancak Tesla’nın ve birçok bilim adamının yapmış olduğu gibi zafere ulaşıncaya kadar pes etmemekle olur. İşte o zaman arkamıza dönüp baktığınızda içimizdeki çılgınlığın ve cesaretin yaratmış olduğu o güzel manzarayı görebiliriz. Bilim adamları için çılgınlıklarıyla bir şeyleri keşfetmişlerdir demek belki de çok doğru olmaz; ancak sıradan düşünmeyip sıradanlıktan arınmış oldukları yadsınamaz bir gerçektir.

Doğru olduğunu düşündüğümüz fikirlerin peşinden koşmak mı yoksa varlığımızın bu dünya üzerinde geçici bir kütle olduğunu düşünüp sistemin koyduğu kalıpları sindirmek mi? Seçim sizlerin.

Çağla Sarvan
T.C. Yeditepe Üniversitesi

http://ieee.yeditepe.edu.tr

IEEE Öğrenci Kolu Sekreteri

PHVsPjwvdWw+